HER BÖLGEDE EN AZ BİR DÜNYA MİRASIMIZ VAR
AKDENİZ BÖLGESİ

Xanthos-Letoon (1988)

 

M.Ö. 3000'lere dayanan Likya'nın başkenti olan Xanthos, antik çağda Likya'nın en büyük idari merkezi olarak biliniyor. 1988 yılında Xanthos ile birlikte Dünya Miras Listesi'ne kaydedilen Letoon, antik çağın en önemli dini merkezlerinden biriydi. Xanthos ve Letoon'un arkeolojik değeri, onları dünya mirasının çok önemli bir parçası haline getiriyor. Siteler yaklaşık 4 km uzaklıkta olup, üzerine Likya dilinde en uzun ve en önemli yazıların yazıldığı taş yazıtları içermektedir

Xanthos-Letoon (1988)

Xanthos, which was the capital of Lycian dating back to 3000s BC, is known to be the largest administrative centre of Lycia during antiquity. Letoon, which was inscribed on the World Heritage List together with Xanthos in 1988, was one of the most prominent religious centres in antiquity.
The archaeological value of Xanthos and Letoon make them very important parts of world heritage. The sites are about 4 km apart and they include the stone inscriptions on which the longest and the most important scripts in Lycian language are written.

xantos.jpg
pamukkale.jpg
EGE
BÖLGESİ

Pamukkale - Hierapolis

1988

 

Ege’nin Antik kentlerinden biri olan kutsal Frigya Hierapolisi UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 1988 yılında girmiştir.

Hierapolis Kenti’nin Bergama Kralı II. Eumenes tarafından MÖ 2. yüzyılda kurulduğu  ve Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un karısı Hiera’nın adını aldığı kabul edilmektedir. Kent M.Ö. 129 yılında Roma İmparatorluğu’nun Asya Eyaleti’ne bağlanarak prokonsüllerce yönetilmiştir. MS 96 ile 162 yılları arasında en parlak dönemini yaşayan Hierapolis M.S. 3. yüzyılda Frigya Pakatianası’na dahil edilmiştir.

Hristiyanlığın Anadolu’da yayılmasında en önemli rollerden birini üstlenen Hierapolis, aynı zamanda Hz İsa’nın on iki havarisinden biri olan Aziz Philippus’un öldürüldüğü kenttir. Bu nedenle MS 4. yüzyılda onun anısına din merkezi ilan edilmiş, daha sonra Doğu’nun Kılavuzu unvanını alarak MS 395 yılında Doğu Roma İmparatorluğu’na geçmiş ve Piskoposluk merkezi olmuştur.

Doğa ile tarihin eşsiz buluşması Pamukkale’de bulunan ve “Kutsal Kent” anlamına da gelen Hierapolis’te nekropol, Domitian Kapısı, mitolojik birçok sahnenin temsil edildiği tiyatro, Frontinus Caddesi, agora, Kuzey Bizans Kapısı, gymnasium, tritonlu çeşme binası, Apollon Kutsal Alanı, su kanalları ve nympheumlar, surlar, Aziz Philippus Martyriumu ve Köprüsü, Direkli Kilisesi, katedral ve Roma Hamamı kalıntıları görülebilmektedir.

2010-2013 yılları arasında St. Philippus Kilisesi’nde yapılan kazı çalışmaları sonucu St.Philippus’a ait mezar ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, Apollon Kutsal Alanının güneyinde Plutonium (Cehennem Kapısı) tespit edilmiştir.

Hierapolis-Pamukkale (1988)

The sacred Hierapolis of Phrygia, one of the antique cities of the Aegean, was inscribed on the UNESCO World Heritage List in 1988. The ancient city of Hierapolis is believed to have been founded by Eumenies II, the King of Pergamum, in the 2nd century BC, and to have been named after Hiera, the beautiful wife of Telephos, the legendary founder of Pergamon.

The city was attached to the Asia province of Roman Empire in 129 BC and administrated by proconsuls. The city saw its most brilliant years between 96 and 162 AD and it was attached to Pisidia Pacatiana in the 3rd century AD.

İÇ ANADOLU
BÖLGESİ

 

Göreme Milli Parkı Ve Kapadokya - Nevşehir

1985

 

Kuzeyde Kızılırmak, doğuda Yeşilhisar, güneyde Hasan ve Melendiz Dağları, batıda Aksaray ve kuzeybatıda Kırşehir ile sınırlanan Kapadokya bölgesi Kalkolitik Dönemden beri devamlı yerleşim alanı olmuştur. Alanın en önemli özelliği, Erciyes Dağı ve Hasan Dağı tüflerinin, rüzgar ve su aşındırması sonucunda oluşan olağanüstü kaya şekilleri ve kışın ılık, yazın serin olan ve bu nedenle her mevsim için uygun iç iklim koşulları taşıyan kayaya oyma mekanlardır. Göreme, özellikle 7-13. yüzyıllar arasında baskılardan kaçan Hıristiyanların yerleşmesiyle Hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan alanlar içinde, Göreme Milli Parkı, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Karain Güvercinlikleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodoro Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik Alanı yer almaktadır.

 

Göreme National Park and the Rock Sites of Cappadocia (1985)

Göreme National Park and Cappadocia were inscribed on the World Heritage List in 1985 as 7 parts: Göreme National Park, Derinkuyu Underground City, Kaymaklı Underground City, Karlık Church, Theodore Church, Karain Columbaries and Soğanlı Archaeological Site.
The most significant feature of Göreme National Park and Rock Cut Cappadocia Region is the existence of a plenty of fairy-chimneys, formed by the wind and the rain water. The columbaries on the high slopes of Soğanlı, Zelve and Üzengi Valleys, and the monk cells carved in the depths of the valleys add value to the site.

göreme.jpg
MARMARA
BÖLGESİ
Tarihi Yarımada
1985
 
Boğazı ve güneyde Marmara Denizi ile çevrili kısmı günümüzde “Tarihi Yarımada” olarak anılmaktadır. Kent, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle tarihi boyunca kentte hüküm süren uygarlıklar için daima çok önemli olmuştur. Bu özellikleri ile kent, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı gibi büyük İmparatorluklara başkentlik yapmıştır.

Bu görkemli geçmişi ile farklı dinleri, kültürleri, toplulukları ve bunların ürünü olan yapıtları benzersiz bir coğrafyada bir araya getiren İstanbul, 1985 tarihinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 4 bölge olarak dahil edilmiştir. Bunlar; Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi ve Topkapı Sarayı’nı içine alan Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı; Süleymaniye Camisi ve çevresini içine alan Süleymaniye Koruma Alanı; Zeyrek Camisi ve çevresini içine alan Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı’nı içermektedir.
Historic Areas of Istanbul 1985

The Historic Areas of İstanbul, situated on a peninsula surrounded by the Sea of Marmara, Boğaziçi (Bosphorus), and Haliç (Golden Horn), were inscribed on the UNESCO World Heritage List in 1985.

İstanbul is the only city situated on two continents in the world. The Historic Areas of İstanbul are represented by four main areas: Sultanahmet Archaeological Park, Süleymaniye Conservation Area, Zeyrek Conservation Area and Land Walls Conservation Area. These areas differ from each other in terms of the periods and characteristics of the cultural properties that they house, and they display the urban history of İstanbul.

0818-İSTANBUL-YEREBATAN SARNICI-HAZEL TH
tarihi yarımada.jpg
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası: Taşın sanata dönüştüğü yer

1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kültürel varlık olarak dahil edilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası Türkiye’nin bu listeye giren ilk mimari yapısıdır. 13. yüzyılda Mengücekli Beyliği’nden Ahmet Şah ve karısı Melike Turan tarafından yaptırılan iki kubbeli cami, darüşşifa ve türbeden oluşan bu başyapıt mimari özelliklerinin yanı sıra Anadolu geleneksel taş işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır.

Mimarı Ahlatlı Hürremşah’ın elinde 1228 yılında şekil alan Divriği Ulu Camii, plan tipi ve süsleme özellikleri bakımından benzeri olmayan bir eserdir. Camiye bitişik olarak inşa edilen, iki katlı, avlulu ve eyvanlı bir yapı olan Darüşşifa, hastaların su sesi ile sağlıklarına kavuştuğu bir hastane olarak benzersiz özelliklere sahiptir.

Ulu Cami ve Darüşşifa, dıştan yalın bir mimari görünüme sahiptir. Ancak Darüşşifa Taç Kapısı, Cami Kuzey Taç Kapısı, Cami Batı Taç Kapısı ve Şah Mahfili Taç Kapısının her biri birbirinden farklı eşsiz bezemeleri ile göz kamaştıran birer mimarlık ve mühendislik harikası niteliğindedir.

Yapının tüm taç kapılarındaki üç boyutlu, asimetrik, bitkisel ve geometrik figürler özgün bir betimleme anlayışıyla heykele yakın yüksek kabartma tekniğinde coşkun bir biçimde işlenmiştir.

EAST ANATOLIA REGION

 

Divriği Great Mosque and Hospital: The place where stone turns into art Divriği Great Mosque and Hospital, which was included in the UNESCO World Heritage List in 1985 as a cultural asset, is the first architectural structure of Turkey to be included in this list. Built in the 13th century by Ahmet Şah and his wife Melike Turan from the Mengücekli Principality, this masterpiece consisting of a two-domed mosque, a hospital and a mausoleum is among the most beautiful examples of Anatolian traditional stonework. Divriği Great Mosque, which took shape in 1228 in the hands of its architect Ahlatlı Hürremşah, is a unique work in terms of plan type and ornamental features. Darüşşifa, a two-storey building with a courtyard and an iwan built adjacent to the mosque, has unique features as a hospital where patients regain their health with the sound of water. Ulu Mosque and Hospital have a simple architectural appearance from the outside. However, Darüşşifa Crown Gate, Mosque North Crown Gate, Mosque West Crown Gate and Shah Mahfili Crown Gate are each a dazzling architectural and engineering marvel with their unique decorations. The three-dimensional, asymmetrical, vegetative and geometric figures on all the crown gates of the building are enthusiastically processed in high relief technique close to sculpture with a unique understanding of depiction.

Karabük-Safranbolu-GülcanAcar (1)(1).jpg
KARADENİZ BÖLGESİ

Safranbolu: Geleneğin Özgün Bir Örneği 

1994

Safranbolu bozulmamış tarihi dokusu ve evleri ile ziyaret edenleri bir tarih yolculuğuna çıkarmaktadır.

Türkiye’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne ilk giren değerlerinden biri olan Safranbolu, 1994 yılından beri bu listede yer almaktadır.

Dünyanın en pahalı baharatlarından olan ve yerleşime de ismini veren safranın en kalitelisi Safranbolu'da yetişmektedir.

Safranbolu Tarihi

Bilinen tarihi MÖ 3000 yıllarına kadar giden Safranbolu sırası ile Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar, Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlıların egemenlik kurdukları bir bölgede yer almaktadır.

Bugünkü yapısını 17. ve 18. yüzyıllarda kazanan Safranbolu, Türk şehir yapısına uygun olarak, zamana ve ihtiyaca bağlı gelişen, birbirine eklenerek büyüyen ve doğaya uyum sağlayıp onu koruyan niteliği ile dikkat çekmektedir.

Safranbolu Evleri yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan, Türk kent kültürünün günümüzde yaşanmasına katkıda bulunan önemli değerlerimizdendir. İlçe merkezinde 18. ve 19. yy. ile 20. yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu eserlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır. Evler Safranbolu´nun iki ayrı kesiminde gruplanmış durumdadır. Birincisi “Şehir” diye bilinen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi “Bağlar” diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan bölümdür.

Safranbolu evleri yalnızca mimarileri değil, konumlarıyla da Türk gelenekleri ve yaşam tarzı hakkında bilgi vermektedir. Evler yanında bulunan evin görüş açısını kapatmayacak ve güneş almasını engellemeyecek şekilde inşa edilmiştir.  
Arnavut kaldırımlı yolların ise sel sularına karşı dayanıklı olması ve rutubeti en aza indirmek amacıyla eğimli yapıldıkları bilinmektedir.

BLACK SEA REGION Safranbolu: An Original Example of Tradition 1994 Safranbolu takes visitors on a historical journey with its unspoiled historical texture and houses. Safranbolu, one of Turkey's first values ​​to enter the UNESCO World Heritage List, has been on this list since 1994. The best quality saffron, which is one of the most expensive spices in the world and gives its name to the settlement, is grown in Safranbolu. Safranbolu History Safranbolu, whose known history goes back to 3000 BC, is located in a region dominated by the Hittites, Phrygians, Lydians, Persians, Hellenistic Kingdoms, Romans, Seljuks, Çobanoğulları, Candarogulları and Ottomans respectively. Safranbolu, which gained its current structure in the 17th and 18th centuries, draws attention with its quality that develops in accordance with the Turkish city structure, grows depending on time and need, grows by adding to each other and adapts to nature and protects it. Safranbolu Houses are one of our important values ​​that have been formed over a period of hundreds of years and contribute to the Turkish urban culture to live today. 18th and 19th centuries in the district center. and 20th century. There are about 2000 traditional Turkish houses built at the beginning. 800 of these works are under legal protection. Houses are grouped in two separate parts of Safranbolu. The first is the section known as "City" and used for winter, the second is the section known as "Bağlar" and used as a summer residence. Safranbolu houses provide information about Turkish traditions and lifestyle not only with their architecture but also with their location. The houses are built in a way that does not obstruct the view of the house next to it and does not prevent sunlight. Cobblestone roads are known to be inclined in order to be resistant to flood waters and to minimize dampness.

KARABÜK-SAFRANBOLU-SOKAK-GÜLCANACAR (3)(
KARABÜK-SAFRANBOLU--GÜLCANACAR (14)(1)
karabük-safranbolu-lokum-gülcanacar(1)
Karabük Safranbolu Murat ÖCAL 1235(1)
07-safrançiçeği-gülcanacar (34)(1)
Karabük-Safranbolu-GülcanAcar (1)(1)
KARABÜK-SAFRANBOLU--GÜLCANACAR (21)(2)
Diyarbakır Surları.jpg
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri

2015

2015 yılında Almanya Bonn’da düzenlenen Dünya Miras Komitesi 39. Dönem Toplantısı’nda  “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” nın UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verildi. 

Diyarbakır Kalesi, Surları ve Burçları, bölgede hüküm süren medeniyetlerin, kültürlerin ve dönemin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenerek, özgünlüğünü ve 7 bin yıllık tarihsel varlığını halen sürdüren orijinal ve özgün kültür varlıkları olarak yaşamakta, dünya tarihi için önemli bir evrensel miras özelliğini korumaktadır.

Dünyanın en eski ve en sağlam yapılarından biri olan Diyarbakır Surları birçok türküye, maniye, efsaneye konu olmuştur. Burçları üzerindeki görkemli kabartmaları ve kitabeleriyle dünyanın ender  kalelerindendir

Hevsel Bahçeleri de, bahçe kültürünün çok önemli olduğu bir coğrafyada yer alan tarihi boyunca, halkın kullanımına açık bir alan olarak özgün bir değer ortaya koymaktadır. 30’dan fazla uygarlığın izlerini taşıyan bir bölgede 8 bin yıl gibi çok uzun süredir bahçe olarak var olmasıyla, tarımsal değerinin dışında, kültürel ve tarihi olarak da özgün bir yere sahiptir.

 

Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’nin yaşamsal işbirliği ve Hevsel Bahçeleri’nin oluşturduğu peyzaj, kentin ve bahçelerin binlerce yıldır kesintisiz hayat sürmesinde en önemli etkendir.

Diyarbakır Fortress and Hevsel Gardens Cultural Landscape (2015)

Located on an escarpment of the Upper Tigres River Basin that is part of the so-called Fertile Crescent, the fortified city of Diyarbakır and the landscape around has been an important centre since the Hellenistic period, through the Roman, Sassanid, Byzantine, Islamic and Ottoman times to the present. The site encompasses the Amida Mound, known as İçkale (inner castle), the 5.8 km-long city walls of Diyarbakır with their numerous towers, gates, butresses, and 63 inscriptions from different periods, as well as Hevsel Gardens, a green link between the city and the Tigris that supplied the city with food and water.

yedikardeş burcu (2)diyarbakır.jpg
nemrut dağı.jpg
Üçüncü-Cihan KARACA Pamukkale-Denizli (1

To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key.

efes nike.jpg
divriği ulu camii ve darüşşifası cennet
247px-Belerofonte_y_Pegaso_-_Afrodisias.
Camiİçmekan.jpg
Beautiful Landscape