top of page

OLİMPİYAT ATEŞİ ANADOLU'DA 2500 YILDIR YANIYOR...

Güncelleme tarihi: 17 May 2021



Değerli Dostlar bugün Anadolu'dan bir efsane anlatayım istedim.

Bahar yazın muştucusudur. Yaz deyince de bizlerin aklına Akdeniz gelir.

Tarihiyle, efsaneleriyle, antik şehirleriyle, birbirinden güzel koyları, sahilleri ve plajlarıyla Akdeniz

tarif edilmez bir güzelliğe sahiptir.

Akdeniz, Toros Dağlarının zirvelerinden deniz kıyısına kadar inen yemyeşil çam ağaçlarıyla bir dünya cennetidir.


Anlatacağım hikaye, Olympos, Çıralı ya da Yanartaş isimleriyle bilinen etkileyici bir doğa harikasının 2500 yıldır dilden dile anlatılan efsanesidir.

Homeros anlattı, Hesiodos anlattı, daha kim bilir kimler anlattı da biz her halde ilk kez Halikarnas Balıkçısından dinledik.

Pir-i Rehberan.

Rehberlerin Piri, ustası. Cevat Şakir Kabaağaçlı' Anadolu Efsaneleri kitabında anlatır Bellerophontes ile Khimeira 'nın öyküsünü.


Bir aşk hikayesi gibi görünse de bir kahramanlığı anlatır Bellerophontes ile Khimeira.

Bellerophentes Korinthos Kral'ı Glaukos'un oğlu, meşhur çile çekicisi Sisyphos'un da torunudur.

Tarihte meşhur olduğu bir konu da masalsı kanatlı uçan at Pegasus'a gem vurması ve onunla kahramanlıklar sergilemesidir.


Bir de insan güzeli olduğunu söyler Halikarnas Balıkçısı. Öyle ki bizim Yusuf Peygamber'imizle Zeliha anamızın hikayesine benzetir bu gencin hikayesini.


Bir gün nedendir bilinmez kardeşini öldürür. Aslında Belleros kardeşinin adıdır. Bellerophontes de kardeş yiyen demektir.

Bu yüz kızartıcı suçu işleyince kaçmak zorunda kalır doğduğu topraklardan ve Argos Kralı Proitos'a sığınır.

Kral Proitos'un karısı bu güzelliği görünce abayı yakar Bellerophontes'e.

Ancak hem kahraman hem onurludur Bellerophontes ve yanına sığındığı insana ihanet etmez. Kralın karısı bu reddedişi kendisine yediremez ve iftira atar kahramanımıza.

Proitos da yanına sığınan bu genci öldürmek istemez. Bir mektupla beraber Lykia Kralına gönderir.

Şölenlerle karşılanır Lykia'da . Ancak Kral mektubu okuyunca yani ölüm emrini alınca, ölmeden altından kalkamayacağı bir görev verir Bellerophontes'e.

Ağzından alevler çıkan aslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu bir ejderhadır Khimeira.

Bellerophontes kanatlı atı Pegasus'un da yardımıyla Khimeira'yı öldürür ve yerin yedi kat dibine gönderir. Ancak öldükten sonra da ağzından alevler çıkmaya devam eder yerin derinliklerinden.


İşte bugün Yanartaş dediğimiz yerde binlerce yıldır kendiliğinden yanan ateşlerin halk dilindeki anlatımı budur.

Her sene Bellerophontes'in zaferini kutlayan gençler bu ateşle meşalelerini yakarak Olimpos antik şehrine koşarlar. Söylenir ki Olimpiyat ateşinin ilk yandığı yerdir burası.

Dostlar hikayemiz kısaca böyle.


Gidenler bilir, gitmeyenlere de şiddetle tavsiye edilir. Bir doğa harikasıdır Olimpos.

Deniz kenarında kurulmuş antik kentiyle, Yanartaş milli Parkıyla, sırtını dayadığı Tahtalı Dağlarıyla Türkiye'mizin eşsiz yerlerinden biridir.


Ateş de metan, etan, azot, karbondioksitten oluşmuş kokusuz bir doğalgaz kaynağıdır.

Ateşin yandığı engebelere çıkmak yürüyerek 40 dakikayı bulur. Biraz yorucudur fakat buna değer.

Bir zaman yol da yokmuş teknelerle gidilirmiş. Balıkçılar bu doğal ateşte pişirirlermiş balıklarını.

Geceleri de denizden görülürmüş ateşler bu yüzden halkımız da çıralı demiş buraya.


Bir de sahillerimizin efsanesi caretta caretta ların yumurtlama alanı Olimpos plajı ve koruma altında.

Yapılaşma yok. Sadece kamping ve bungalovlar var.


Olimpos ve Çıralı doğal güzelliklerini hala koruyor ve inşallah da Yanartaş yanmaya devam ettikçe koruyacak.


Bir de fakirden not: Khimeira, Chimeira , Latin dillerinde baca anlamına gelen Chimeneia ( isp) ya da Cheminée (fr) Camino (ita) Kamin (Alm) hep aynı bu kökten gelir.











BELLEROPHONTES AND PEGASUS


Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


Post: Blog2_Post
bottom of page