top of page

ANADOLU BİZE AŞK'I AŞK'LA AŞK'ÇA ANLATANDIR...

Güncelleme tarihi: 17 May 2021



Kur’an-ı Kerîm’de “aşk” sözü geçmez. Sûfiler, bunun nedenini İmam Ali’nin, “Konuşan Kur’an benim, elinizdeki suskun bir kitaptır” sözüne dayandırarak, Allah aşkının kitaptan alınamayacağını vurgularlar. Ama Kur’an-ı Kerîm’de aşka işaret vardır ve bu işaret hurûf-u mukatta olarak bilinen şifre harflerden “Ayn”, “Sin”, “Kaf”ta gizlidir.[28] Ayn, Sin ve Kaf üç harftir ve yalnızca Kaf harfinde iki nokta vardır. Bu üç harf ile iki nokta, insan bedenini ve kafasını simgeler. Kaf harfindeki iki nokta, insan kafasındaki iki göze karşılıktır. Eğer Sin harfinin üstüne üç nokta konursa o zaman Sin, Şin’e dönüşür. Bu üç nokta, üç tevhîd noktasıdır: Birincisi tevhîd-i ef’aldir; fiillerin tevhîdi “güzel ahlâktır” ve bunun ilkesi “Hayr”, iyilik ilkesidir. İkinci nokta tevhîd-i sıfâttır; sıfatların tevhîdi “ilimdir”. İlmin ilkesi de “Sadakat”, doğruluktur. Üçüncü nokta, hubb, sevgidir ve sevginin ilkesi de “Hüsn”, güzelliktir. İşte bu üç nokta Sin harfinin üstüne konduğunda Sin, Şin olur ve “Ayn, Şin, Kaf” üçlüsü elde edilir ki, o da “Aşk” diye okunur. Bu nedenle aşk için, “Üç harf, beş noktadır; Üç aşağı, beş yukarı,” denmiştir.

Aşk, kalbi cilâlar ve ilâhi tecelli bu kalbe yansır. Âşığın gönlü “Allah’ın aynası” olur. Tasavvuf ahlâkının nihayeti budur. Fuzûli, “Aşk imiş her ne var âlemde; ilm bir kil-u kâl imiş ancak,” demiştir. Lütfi Filiz’in bir doğuşu son noktayı koyar:

“Aşk deryası kaynadı, hâle-i nûra döndü,Bu hâle-i envârdan, Cemâlullah göründü.



İŞİTİN EY YARENLER KIYMETLİ NESNEDİR AŞK


İşitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk, Değmelere verilmez, hürmetli nesnedir aşk. Hem cefadır hem safa, Hamza'yı attı Kaf'a, Aşk iledir Mustafa, devletli nesnedir aşk. Dağa düşer kül eyler, gönüllere yol eyler, Sultanları kul eyler, cüretli nesnedir aşk. Kime ki aşk vurdu ok, gussa ile kaygı yok, Feryat ile ahı çok, firkatlı nesnedir aşk. Denizleri kaynatır, mevce gelir oynatır, Kayaları söyletir, kuvvetli nesnedir aşk. Akılları şaşırır, deryalara düşürür, Nice ciğer pişirir, key odlu nesnedir aşk. Miskin Yunus n'eylesin, derdin kime söylesin? Varsın dostu toylasın, lezzetli nesnedir aşk. Yunus Emre



 


Değerli Dostlar,


Herkese Merhaba,


Bugün 03.Mayıs.2021


Biliriz ki Anadolu'muz Âşıklar yurdudur.


İşini çok sevenlere işine âşık deriz.

Eşini çok sevenlere eşine âşık o deriz.

Ülkesini milletini vatanını çok sevene, vatanına âşık deriz.


Ama parayı, dünyayı, malı mülkü, çok sevene âşık demeyiz, tapıyor deriz.

Türkçemiz, sözümüz, özümüzden gelir.

işte aşk ve âşık sözcükleri söz değil özdür.

Hem de en az bin dört yüz senedir.


Anadolu tasavvufu ilmini, irfanını, idrakini ve kemâlâtını Hz. Muhammed (sav) den ve O'nun sünnetinden ve O'nun Yüce Allah'a muhabbetinden alır.

Habibullah ( hubb'tan gelir sevgi ve yakınlık) olarak anılan Peygamberimizin bizlere bin dört yüz sene öncesinden usanmadan anlattığı AŞK'tır.

İnsana, hayvana, bitkiye, doğaya, canlı ve cansız dediğimiz her yaratılana ve onların özünde olan, onları yaratana duyduğu aşkı anlatmıştır bizlere Peygamberimiz (sav).


Görene, köre ne... (Muzaffer Ozak Hazretleri kullanımıdır)


Anadolu'nun irfan kapılarını halihazırda bizlere açık tutan erenler evliyalar veliler de yüzlerce senedir hikmetli sözlerle, kıssalarla, menkıbelerle, şiirle, musikiyle, ve en önemlisi yaşamlarıyla

aşkı anlattılar.

Kendisine aşkı sorana da bu yüzden Mevlana ''ben ol da gör'' dedi.

Olmak isteyen de hiç bir kapıdan çevrilmedi.


Aşkla yapılan her iş başarıya ulaşır, aşkla atılan her adım menzile varır, aşkla söylenen söz anlamını bulur.


Aşkı bugün sevgililer günü ismi verilen aziz valentin kutlamalarıyla, içi boşaltılmış

kavramlarla tanımlayınca tabi ki aşk karın doyurmuyor lafının duyulduğu bir ortama doğduk.


Hakikatte insanın aşktan başka bir şeyle doymadığını anlama çabasına yaşam diyoruz.


Değerli Dostlar,

Anadolu'muz meraklısına aşkı yüzlerce, binlerce senedir her dilde anlatır.

Merak edene.

Suyun usulca akışı aşktır.

Ağacın çiçek açması aşktır.

Annenin yavrusunu kucağına alması, insanın gurbette yurdunu özlemesi,

günün doğuşu,

yağmurun düşüşü,

sözün özü aşktır.

Mayamız bizi doğuran aşktır.


Dostlar ,


Aşkı anlamak için aşık olmak gerek.

Halinden anlamak deyimi vardır bizde.

Tok acın halinden anlamaz deriz mesela.

Acın halinden anlamak için aç kalmak, âşığın halinden anlamak için âşık olmak lazımdır.

Biliriz ki aşk mertebe mertebedir.

İlahi olana aşk cismani olandan başlar.

Kısa bir hikaye.

Zamanının ünlü Devlet Adamı, Ahmet Cevdet Paşa ( meşhur Tarih-i Cevdet yazarı)

Tanzimat dönemi paşalarından.

16 yaşında Kasımpaşa'da oturur.

Devir Osmanlı dönemi. Mahalleden bir kıza âşık olur ki kara sevda. Yemez içmez konuşmaz. Ailesi hâl ehli. Halinden anlarlar lakin yaşı küçük. O zamanlar psikologlar rehber öğretmenler yok.

Semtlerinde Şeyh Efendiye götürürler. Şeyh İbrahim Kuşadalı Hazretleri.

Daha kapıdan içeride Şeyhi gören çocuk ayakkabılarını dahi çıkarmadan halı kaplı mescide girer ve koşarak gelir Şeyhe sarılır sonra da birdenbire şeytan görmüş gibi kaçar.

Ne olduğunu anlamazlar sonra sorduklarında der ki:

önce içeride aşık olduğum kızı gördüm koştum sarıldım. Sonra yüzüne bir daha baktığımda birdenbire yaşlı çirkin bir kadın gördüm ve koşarak kaçtım.

Durumu kendisi de anlamaz.

Sonrasında Şeyh Hazretleri çağırır ve durumu izah eder.

Senin aslında kalbinde hissettiğin o ilahi aşktır. O kıza hissettiğin aşk yarın o yaşlı çirkin kadına dönüşecek sen gel ilahi aşkı ben sana öğreteyim der.


Kıssayı aktaran Muzaffer Ozak Hazretleridir.




Buradan dinleyebilirsiniz.


https://www.youtube.com/watch?v=PvJfw8M-UfM






Değerli Dostlar,


Aşkın tarifi kek tarifi gibi değil anlayacağınız.


Üç harfli deyip ismini söylemekten çekindiğiniz varlıkların

çekindiği, onları eriten işte bu üç harftir.


Ayn , Sin , Kaf ...

( Sin'in 3 noktasını koymak koşuluyla)

Sin Şın'a dönecek ... Nasıl mı?


Aşkla amel edin,

Aşkın rengine boyanın,

Aşk olun.


Size aşk desinler...



Allah'a ve Peygamberine,

Kur'an'a ve Sünnete aşkla sarılın.

Korkmayın.



Allah'ın selamı başta Peygamberimiz (sav) 'e, Ali'ne Ashabına, Ehli Beytine, gelmiş tüm peygamberlere, evliyalara ve bizlere bıkmadan usanmadan

Aşk-ı İlahiyi anlatan Allah dostlarına olsun...


Ramazan'lı bir yazı oldu...

Ne yaparsanız yapın aşkla yapın...

Aşk'la kalın Aşk' sız kalmayın.



https://www.youtube.com/watch?v=RY2aP2fjjkc



































81 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Post: Blog2_Post
bottom of page